DİN KAVRAMI

0
32

Din; insan olmaya çalışmaktır. İnsanın melekût âlemine girmesini sağlayacak yaşam biçimidir. 

Din, kulu Allah’a yaklaştıran yaşam biçimidir. Dolayısıyla din, bir yaratıcının varlığına inanan kişilerin söz konusu yaratıcıya ve diğer kutsal varlıklara ve olaylara inanç esaslarını, yaratıcılarına layık olabilmek ve ona yaklaşabilmek için ona karşı görevlerini ne şekilde yerine getireceklerini ve nelerden uzak duracaklarını öğreten yoldur. Bu yolu benimseyen ve mümkün olduğunca da dinin gösterdiği yolda yürümeye çalışan kişiye de dindar denir.

Dini kavramlar temelde ikiye ayrılır; “usul-i din” ve “furu-i din”. Usul-i din; dinin temelini oluşturan temel inançları, furu-i din; dinin uygulamalarını ifade eder. Bu durumda denilebilir ki; usul-i din’de hata yapan kişinin furu-i din’e vereceği önemin bir kıymeti yoktur. Dinin özünü kavrayan ve saf bir biçimde Rab’lerinin rızasını isteyen kişiler Usul-i dine önem verirken, kendilerini dindar göstermeye çalışan ve dini kullanarak insanları köleleri haline getirmeye çalışanlar da furu-i din üzerinde dururlar. Dünya üzerindeki dinler ve mezhepler arasında meydana gelen ihtilafların temelinde de gerçekte usul-i din vardır. Yani asıl ihtilaflar usul-i din’de meydana gelmiş ve daha sonra da bunlar furu-i din’e yansımıştır. 

Yeryüzündeki tüm dinlerde bir miktar hak görmek doğaldır. Allah’ın (cc) herhangi bir kavmi hidayetinden mahrum edip daha sonra onları helak etmesi ve cehennem azabıyla cezalandırması düşünülemez. Hadislerle sabittir ki; Allah (cc) 124.000 peygamber göndermiştir. Bu durumda bizim idrakimiz ve bilgimiz dışında her kavme veya atalarına bir peygamber gelmiş olmalıdır. Bu nedenle her dinde geçmişten gelen ve hak olan uygulamalar bulunur. Bazı dinlerde gördüğümüz tutarlılığın nedeni budur. Bu aynı zamanda bir başka topluma gelen peygamberin etkisinin zamanla yayılması diğer toplumlarda görülmesi olayıdır. Herkes veya her toplum kendisine uğrayan bu düşüncelerden işe yarayanı almakta ve muhafaza etmektedir. Örneğin evlilik kurumu neredeyse bütün toplumlarda vardır. Bunu şuna benzetebiliriz. Güneş tektir ve dünyanın her yerini aydınlatır ve ışığının bereketini sunar kimi yerler çöldür, kimisi buzdur, kimisi de en verimli bir haldedir. Ancak her bölge az veya çok bir şekilde güneşten faydalanır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here